Davos 2017: Türkiye Küresel Gündemin Neresinde?

Davos 2017: Türkiye Küresel Gündemin Neresinde?

20 Ocak 2017

 

Her yıl küresel ekonominin en önemli aktörlerini İsviçre’nin Graubünden Kantonu’ndaki Davos kasabasında buluşturan Dünya Ekonomik Forumu bugün sona eriyor. 

Türkiye'den bu yıl Davos'a katılan 40 katılımcı arasında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile beraber çok sayıda Türk iş adamı bulunuyor. Bu yıl 47'ncisi düzenlenen zirvenin ana konusunu "Duyarlı ve Sorumlu Liderlik" oluştururken, ekonomik büyüme, piyasa ekonomisinde kaybedenlerle kazananlar arasındaki denge mekanizmasının kurulması, dijitalleşmenin toplumun üzerindeki etkileri, uluslararası işbirliği ve pazarların  daha açık ve adil olması önemli konu başlıklarını oluşturdu. Geçtiğimiz yılın en çok tartışılan konusu olan "Dördüncü Sanayi Devrimi" başlığı bu yıl da ekonomik konuların başında geldi.

 

 

Gündem

Davos Zirvesi öncesi, Zirve’nin gündemini ve genel perspektifini belirleyen bir çerçeve metin olarak Küresel Riskler Raporu (GRR) yayımlandı. Rapora göre 2008’deki finansal çöküş sonrasında ekonomik toparlanmanın zayıf olması son dönemde ortaya çıkan “müesses nizam karşıtı popülist hareketler” sorununun bir yanını oluşturuyor. Meselenin diğer yanı ise, ekonomik büyümenin canlanmasının ekonomideki sorunların üstesinden gelmeye yeterli olmaması.

Raporda, 20. yy. boyunca sanayileşmiş ülkelerde gelir eşitsizliğinin istikrarlı bir şekilde azaldığına işaret ediliyor. Buna karşın, 1980’lerden itibaren bu eğilim bozuluyor. ABD, İngiltere ya da Kanada gibi ülkelerde en çok kazanan  %1’lik kesimin geliri hızla artmaya başlıyor. 2008 sonrasında ana politika tepkisi para politikası kanalı ile şekillenmişti. Parasal genişleme programları ise bu kanaldan gelen temel uygulama oldu. Ancak parasal genişleme uygulamasının sonucu, gelir eşitsizliklerinin artması oldu: Finansal varlıkları elinde bulunduranların gelirleri hızla artarken, diğer kesimlerin gelir artışları kayda değer olmadı.

 

Raporda bir yandan teknolojik gelişmelerin yarattığı sosyal ve ekonomik sorunlar ortaya konuyor diğer yandan da teknolojik gelişmenin zorunlu olduğu belirtiliyor. Hem teknolojik gelişmelerin yıkıcı etkilerinin ortaya çıktığı bir dönemde olduğumuz vurgulanıyor hem de 4. Sanayi Devrimi (4IR) ile teknolojik gelişmenin süreceği belirtiliyor.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı’nın açılışında kamuoyu ile paylaşılan araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 38’i önümüzdeki 12 ayda şirketlerinin büyüme beklentileri oldukça yüksek; CEO’ların yüzde 29’u ise küresel ekonomik büyümede 2017 yılında toparlanma olacağına inanıyor. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 44'ü, küreselleşmenin özellikle zengin-fakir  arasındaki makasın kapanmasına olumlu bir katkı yapmadığı görüşünde. Yöneticilerin yüzde 35'i küreselleşmeyi, global vergi rekabeti konusunda olumsuz eleştirirken, yüzde 28'i de iklim değişikliği ve kaynakların azalması ile mücadelede küreselleşmenin gerekli çözümleri sunamadığını düşünüyor.


Türkiye ve Küresel Gündem

Türkiye açısından baktığımızda Davos gündemi kuşkusuz son dönemde yaşanan döviz ve faiz tartışmaları ile daha da çok önem kazanıyor. Gelişmiş ekonomilerin büyüme trendine girmesiyle beraber gelişmekte olan ekonomilerde sermayeye erişimin azalacağı, bu nedenle fiyat oynaklıklarının artacağı değerlendiriliyor. Bu da Türkiye gibi ülkelerde iş dünyası açısından öngörülemezliğin bir süre daha devam edebileceği anlamına geliyor.

Diğer bir konu ise dijitalleşmenin üretimdeki değer zincirini değiştiriyor olması. Davos’ta gündemden düşmeyen bu gelişmeyi yakından takip etmek için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından iş dünyası örgütlerinin bir araya gelmesiyle oluşan “Sanayide Dijital Dönüşüm Platformunun” kurulması önemli bir girişim olarak görülüyor. Türkiye’nin 4. Sanayi Devrimi’ni kaçırmamak için özellikle yeni üretim alanlarında rekabet edebilecek yetkinliğe sahip bir iş gücüne sahip olması gerekiyor.

Siyasal ve sosyal alanda ise kapsayıcı kurumların etkisinin artırılarak, ekonomik büyümenin toplumsal tabanının genişletilmesi gerek popülist akımların gerekse şiddet yanlısı eylemlerin önlenmesinde önemli bir etken olarak görülüyor. Bu nedenle gelir dağılımında eşitliğin sağlanması, kadınların ve dezavantajlı grupların iş gücüne katılması ve sosyal kutuplaşmanın azalması Türkiye açısından küresel gündemin önemli izdüşümleri.

 

Lütfen daha fazla kişinin makaleden faydalanabilmesi için sosyal ağlarınızda paylaşınız.

Soru ve Yorumlar

Makale hakkındaki soru ve görüşlerinizi duymaktan memnuniyet duyacağız. info@stratejico.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.  

Hakkımızda

StratejiCo. 1987’den beri Avrasya bölgesinde uluslararası firmalara ve kamu kurumlarına danışmanlık sağlayan bağımsız bir kurumsal ilişkiler ve kamu ile iletişim danışmanlığı şirketidir.

Yasal Uyarı

Bu rapor StratejiCo. tarafından, kamuya açık kaynaklardan toplanan bilgilere 

dayanarak hazırlanmıştır. Bu raporda ortaya konan görüş ve öneriler StratejiCo.’nun resmi görüşünü yansıtmamaktadır. Bu içeriğin amacı okuyucularımıza kendi işleriyle ilgili farklı bakış açıları sunmaktır. StratejiCo. burada sağlanan bilgilere dayanarak alınan kararlardan sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2016 Bütün hakları saklıdır.